Allah, tek "Mutlak Hâkim"dir. Dolayısıyla hâkimiyet oyununda, O'nun rolüne bürünerek şirke bulaşma tehlikesi vardır. Muktedir gibi davrananların pek sevilmemesi belki de bu yüzdendir.
Birincisi nefsin özgürlüğüdür, bedeli iradenin esaretidir. İkincisi iradenin özgürlüğüdür, bedeli ise nefsin esaretidir. Öz-hakimiyete giden yol ikinciden geçer.
Sükût, korkaklık anlamına gelmediği gibi bağırmakla da aksiyon insanı olunmaz. İnsanlık tarihinin en radikal dönüşümünü gerçekleştiren Hz. Peygamber’in bağırdığı görülmediği gibi, az konuştuğu da tarihi belgelerle sabittir.
Kaybederken de, kazanırken de duruşunu bozmuyorsan, insan-ı kamil olma yolunda olduğuna kanaat getirebilirim!.
"İşte Biz, Allah’ın gerçek müminleri ortaya çıkarması, sizden şehitler edinmesi, müminleri tertemiz yapıp kâfirleri imhâ etmesi için, zafer günlerini insanlar arasında nöbetleşe döndürür dururuz." (ÂLİ İMRÂN/140)
Tuvalet ihtiyacı için bile günde iki-üç kez mola veren insanoğluna, ahiret azığını temin yolunda üçer beşer dakikadan günde beş vakit namaz molası neden ağır gelir acaba?!